Melodram


1x1.trans

Melodram


Trenin içerisinde bir kadın…Gözlerini duvardaki çerçeveye dikmiş; bakışları mağrur ve ürkek…Adamın eli kadının beline dolanmış, soluk soluğa kalmışlar belli ki…bir vals tablosu bu. Dışarıda evler, bahçeler hızlıca akıp geçerken  önünden; kadının defteri açık, kaleminin ucundan mürekkep akmış sayfasına… Bedenlerin ritmini hayal ederken zamanı durdurmuş kendi saatinde anlaşılan…Birden farkına varıyor dalgınlığının.Oturmaktan buruşmuş eteğini düzeltiyor ve  kalkıp kompartımanda ilerlemeye başlıyor. Yürüdükçe burnuna hafif bir yasemin kokusu geliyor. Nedense hep sarayları, kraliçeleri, prensesleri düşündürür bu koku ona. Ellerini pencerenin pervazına dayayıp, yüzünü yalayan rüzgarı teninde duyumsuyor kadın…Trenin içerisinde bir erkek… Gözlerini duvardaki çerçeveye dikmiş; bakışları çekingen güzel bir kadını izliyor çarpraz koltuktan. Bir vals tablosu bu. Yüzünün kızarmasından, bakışlarını saklamasından, ellerinin kalemi biçimsiz tutuşundan anlıyor utandığını…sakladığı arzuları olduğunu…Ne de tatlı bir kadın…Yemyeşil gözleri, dolgun dudakları, simsiyah upuzun saçları ve biçimli bir vücudu var…Derken…Kalkıyor kadın yerinden, adamın ona baktığını farketmeden geçip gidiyor yanından. Kalkıyor adam; ardı sıra gidiyor bu kraliçenin. O’nu izliyor saçları rüzgardan savrulurken…tenindeki sabun kokusunu taşırken ona rüzgar. Narin eli cebine gidiyor kadının…bir fotoğraf çıkarıyor; siyah beyaz. Erkek…Kadın süt beyazı elleriyle okşuyor fotoğrafı, göğsüne yaslıyor, iç çekiyor…Adam ise…Hızlıca dönüyor koltuğuna…Trenin içinde bir kadın ve bir erkek…Sessizlikten bir hikaye doğuruyor akıp giderken tüm şehir… Vagonlarda hızına yetişilmiyor başlayıp biten aşkların; şehir ağırdan alırken aynı melodramı…

Bir önceki yazımız olan Yaza Hazırlık başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

Be the first to comment

Leave a Reply

Your email address will not be published.


*